20 Eylül 2009 Pazar

Yesilcam Funky Sounds


Eski turk filmlerinin muziklerine bayiliyorum. Heralde o zamanlar daha simdiki sacma sapan turkce pop parcalar cikmadigi icin hep 70'lerin funky soundlarini kullaniyorlarmis. En carpici ornek: Metin Akpinar - Zeki Alasya filmlerinin vazgecilmezi 'Popcorn' parcasini hatirlicaksiniz, o kadar cool bir parca ki sonradan Aphex Twin de bunu kesfetmis olacak (tabi ki turk filmi izlediginden degil; parcanin 1969'da Gershon Kingsley'in versiyonunu: http://www.youtube.com/watch?v=6ae7Cz7wvAk&feature=youtube_gdata kesfettigi icin) guzel bir remixini yapmisti: http://fizy.com/s/17fcy7. Sonradan Kraftwerk; hatta Crazy Frog bile kullandi bu parcayi... Ama bu parcalari dusunup sonradan ustune gelen goruntuleri (Zeki Alasya sevdigi kizi yakalamaya calisirken mesela) hayal etmek cok gulduruyor beni... Ama bir yandan da o donemki yonetmenlerin muzik bilgisi simdi zamanda olsa en populer funky dj'lere tas cikartirlardi bence...

Bu bir protestodur...


Inanamiyorum... Tum sitelerin kapatildigina inanamiyorum... Ataturk'e kufredenler; telif haklari sorunlari; yok acik seciklik derken tum siteler kapandi resmen... Myspace'de accountum var; ona bile normal giremiyorum; tabii yontemleri var birsuru biliyorum; ama tum ulkelere acik olan (Cin ve Pakistan disinda) sitelere tek akilli bizmisiz gibi bu sekilde kisitlamalar getirilmesi agrima gidiyor acikcasi. Internet ozgurluk demek degil mi? Tamam biz pazarlamacilar da 'internet artik TV gibi bir mecra' diye diye interneti de ticari bir alan haline getirdik onu kabul ediyorum... Ama bu kadar da kraldan cok kralcilik yapmanin bir alemi yok.. Tek okuyucusu olan bir blog olarak benim bunu protesto etmem ne kadar anamli olur bilmiyorum ama buradan bu konuyu protesto ettigimi belirtmek isterim...

19 Eylül 2009 Cumartesi

Buyuk Yonetmen ve Kadin Erkek Esitligi Uzerine


Az once Pablo Berger'in 'Buyuk Yonetmen' filmini izledim... Film elestirmeni degilim o yuzden filmle ilgili bir yorum yapmayacagim. Ama film aslinda ilginc bir konunun altini ciziyor: iliskide kadinin-erkek sorumluluk alma esitsizligi... Filmde evli bir cift var, kadin cocuk sahibi olmakla ilgili ciddi anlamda takintili (sanki dunyanin en onemli isiymis gibi...) ama cocuklari olmuyor; adam 'kesin benden kaynaklanmiyor' garantisini yasiyor kendi icine... Fakat sonra ortaya cikiyor ki adamin sperm sayisi:0. Dolayisiyla cocuk olamiyor... Iste fedakar kadinin gorevi burada basliyor, cocuk sahibi olamayacagina mi uzulsun, bir yandan adamin 'sorun sende' tavirlarina mi sinirlensin; ama o napiyor kocasinin gururu incinmesin diye test sonuclarini adamdan sakliyor ve acisini kalbine gomerek yasamina devam ediyor. Ta ki bi porno filminde birlikte oynadigi bir Hollandalidan hamile kalana kadar... Ama orada bile tek derdi kocasinin gururunun kirilmamasi...
Senin gururun nerede kaldi? Senin uzuntunu kim dusunecek? Aileyi birarada tutmak neden birtek senin derdin? Iste orasi bilinmiyor...