20 Ocak 2010 Çarşamba

Benim patikam hangisi?








Gecenlerde okudum: Evlilik kurumu aslinda eskiden insanlar daha kisa yasarken yuruyebilen bir formulmus; cunku insanlarin yasam ortalamasi 55'mis ve aslinda 45'lerine geldiklerinde yasli kategorisine girip kabuklarina cekilmeyi tercih ediyorlarmis. Dolayisiyla 20'lerinde evlenip tam evliliklerinden sikilmaya basladiklarinda hayata veda etme safhasina geciyorlarmis; dolayisiyla bosanma vakalari yok denecek kadar azmis.  Fakat insan omru uzadikca 'yasli' sifati cok daha gec elde edilince; biseyler mi kaciriyorum hissi gelmeye baslamis ve 20 sene gecince ve onumuzde daha uzun bir omrun bizi bekledigi dusunulunce evlilikler catirdamaya baslamis. Yepyeni bir hayata ozlem duyma hissi agir basmis; 'yeniden dogma', 'ikinci bahari yasama' gibi kavramlar hayatimiza girmis. Omurler kisayken yokmus bunlara zaman zaten coktan isisten gecmis olurmus ve insanlar yaslandikca onlarin yaninda olabilecek; kendilerini guvende hissedebilecekleri o 'birisi'ne daha da sikiya sarilirlarmis.

Simdi gunumuze bakalim; universitedesiniz ve o 'birisi' karsiniza cikiyor; o kadar hayattan bir habersiniz ki  ilk andan itibaren o kisinin hayatiniz boyunca yaninizda kalacagini dusunuyorsunuz; cunku hayatin ne kadar uzun oldugunu hayal bile edemiyorsunuz; nasil edesiniz sadece 19 sene yasamissiniz ve kendinizi cok buyuk hissediyorsunuz.

Sonra is hayatina atilirsiniz; universiteden cok farkli bir ortam var ama o kisiyle hala ortakliklariniz oldugunu dusunursunuz; cunku hala ortak yaptiginiz 'eglenmek-gezmek-tozmak' sizi birbirinizden farkli olmadiginiza inandirir.

Ve gelirsiniz 30'lariniza gezmek-tozmak yerini biraz daha farkli konulara birakmistir; ortak ev alisverisi kedilerin bakimi gibi konular hayatiniza girmistir  ve burada bircok konuda farkliliklar sezinlemeye baslarsiniz (maalesef hala sezinleme asamasinda cunku hicbirimiz kabul etmek istemeyiz bunun omur boyu suremeyecegini).

Gelirsiniz 40'lariniza ortak guldugunuz tek sey hayatta herseyden cok sevdiginiz cocugunuz olmustur; konusmalarinizda okuldaki basarisi; onun icin iyi olabilecek kurslar; hobiler; gelecek dogumgununun kutlanmasi ve arada sirada iste olanlardan oteye gitmemeye baslar. Artik kadin-erkek iliskisinden biraz daha kardes iliskisine donmussunuzdur cunku geriye baktiginizda aslinda birlikte buyumussunuzdur. Nerede hata yaptik diye dusunmeye baslarsiniz aslinda hicbiryerde yapmamissinizdir; cunku insan organiktir ve iki insanin hayati boyunca yasadigi baskalasimlari (olgunlasmalari diyelim isterseniz) ayni sekilde algilamasini ve ayni evrelerden gecmesini bekleyemezsiniz. Herkes ayni bilinmedik ormanin icindedir; yururken herkes ayni ormandaki ayni patikalara giremez ve farkli patikalar farkli yerlere cikarlar...


Bu yaziyi 25 yasindaki bir kizin bilmedigi icin evliligi sorgulamasi veya gormus gecirmis 50'li yaslarinin sonundaki bir kadinin paylasimlari gibi algilayabilirsiniz. Komik olan ikisinin de dusuncelerinin ayni kalmasi, o zaman ormanda ayni noktaya geri doneceksek tum o patikalari yuruyup kafa yormaya ve yorulmaya gerek var mi?

1 yorum: