Yilbasi yaklasiyor ve hediye alma seanslari baslayacak. Bazi hediyeleri zorunlu oldugumuz icin bazilarini da gercekten icimizden geldigi icin raflardan secip sahiplerine ulastiracagiz. En guzel goruntuyse bence guzel suslu bir camagacinin altindaki rengarenk paketlerin goruntusu ve etrafa salgiladiklari soru isaretleridir; merakla iclerinde ne oldugunu beklersiniz. Ama bence hediyeyi secmek kadar onun paketi onemlidir; cunku bir insanla tanistiginizda nasil en onemli anlar ilk 10 dakikaysa; o hediyeyle sizin bulusmanizi saglayan ilk eleman hediyenin paketidir. Artik tum magazalarin hediye paketi hizmeti var; bu yuzden hicbirimiz bu konuda kafa yormuyoruz. Dolayisiyla tum hediyeler ayni paketlerle dukkanlardan cikiyor oldu. Yani tamam hediyeleri kendimiz uretemiyor olabiliriz; ama biraz caba gosterip kisisel bir dokunus ekleyebiliriz... Guzel bi kagit; guzel bir kart; uygun bir mesaj... Maalesef ben fikir uretme asamasinda fena olmasam da uygulamaya gelince kabuslarim basliyor... Sanirim bu tarafim anneme cekmis... El isi konularinda hic becerikli degilim... Yuvadayken en basarisiz dersim 'kesme-yapistirma' dedigimiz dersti. Ben 5 yasimda okumayi ogrendim; tum sinifa masallari o yasta ben okurdum; nerdeyse kompozisyon yazabilecek kadar kelime dagarcigim vardi; ama bu dersten odum kopardi... Cok basit demeyin; o cizgileri duz kesmek (mutlaka tirtikli veya yamuk olurdu; hatta bazen elim kayar resimleri ortasindan kesiverirdim) sonra hele onlari bir de bir yerlerinden birbirine yapistirmak... Olanlar soyle: o Uhu'yu (o zamanlar simdiki gibi stick yapistiricilar yoktu) mutlaka fazla sikardim; sonra kagidi bastirinca o uhu vicik vicik disari tasar ve elime yapisirdi; sonra butun masa uhu olurdu ve oradan yuzume gozume kadar yapis yapis olurdum... Yani kesme seyansiyla baslayan ve beni tinerci cocuklar gibi kokutan bir ders sonu hep beni beklerdi.
Anneme geri donersek; o aynen okuma-yazma bilmeyen cocuklarin ilerki yaslarda liderlik duygularinin gelismis oldugunun ortaya cikmasi gibi (baska yonlerini guclendiriyorlar) annem de bu tarafini hep yaraticiligiyla kompanse ederdi... Benim cocuklugumda arkadaslarima goturdugum tum hediyeler bir bon-bon sekeri seklinde paketlenirdi... Annem hediyenin sekli ne olursa olsun onu kocaman kagidin ortasina yerlestirir sonra iki yanindan buzup; evde o anda ne malzeme varsa (bu bazen yun; bazen organik bir ip; bazen de misina olurdu) oradan baglayip bir bayram sekeri yaratirdi... Ve bu hediye dogum gunu kutlamasi olan gittigimiz evlerde buyuk bir ozenle paketlenmis ve normalde olmasi gerektigi gibi hediyenin sekline ayak uydurmus diger paketlerin yaninda radikal bir sekilde yerini alirdi... Ama isin komik tarafi hep en cok dikkat ceken ve begenilen paket o paket olurdu...
Gecenlerde internetten asagida resmi buldum; bu origami kilavuzu gibi gozuken resim aslinda cok guzel paketleme teknikleri gosteriyor...
Dolayisiyla paketlerimizi bu yilbasi en cok kendimizi yansitacak sekilde kendimiz paketleyelim ve simdiden agacin altina yerlestirelim!!!! Sonra da hepsini actigimiz o guzel ani bekleyelim!!!
Evet hayatım gerçekten hediye degilde,kendinden birşeyler katarak yaptıgın özgün paketler önemlidir.Dedigin gibi aldıgın magazalar birbirine benzeyen bir sürü süslü püslü paketler yaparlar ama ,bu senin yarattıklarından hiçbir zaman degerli degildir...Ayrıca benim yaptıgım şeker şeklindeki paketleride unutmadıgına sevindim..Unutma senin yaptıgın yaratıcı paketler karşındakine verdigin degerdir..Ayrıca paket çeşitlerim şimdi dahada çogaldı lütfen hakkımı yeme....
YanıtlaSil