18 Ekim 2009 Pazar

Hayata Sadece Bir Ask Mi Sigar?





Cok guzeldi... Askin (500) Gunu gercekten cok guzeldi; hic bitmesin istedim; kisa geldi. Aslinda konusuna bakinca cok siradan ve heran dunyanin heryerinde yasanabilecek bir hikaye oldugu kesin. Ama iste sanirim tam da bu yuzden; bu siradanliktan dolayi herkes kendi hayatindan paralel bazi seyler bulup filmi izlerken kendisini icerisine adapte ediyor. Zaten Zooey Deschanel'e bayiliyorum; uzun kirpikleri; bakislari; hep ozgur kiz rolleri... Aslinda Amerikali ama tam bir Avrupali tipi var; zaten o yuzden de yer aldigi filmlerin hepsini bir Holywood filmi havasindan cikartiyor. 'Yes Man' deki sarkici rolu aslinda dogru ve bence sesi cok derin ve anlamli; ayrica icinde banjo'nun da yer aldigi bircok enstruman caliyor. Hemen 2008'de cikarttigi Volume One albumunu edinin bence...

Filme donersek; aslinda cok anlamli bir soruyu beraberinde getiriyor; buyuk bir aski unutmanin tek yolu; kendini baska bir askin kollarina mi atmaktir? (yenisine baktiginda surekli eskisi aklina gelir; surekli bir kiyaslama ve huzursuzluk halindesindir; kalbinin sadece yarisi yeni askina aittir; cunku onu zaten henuz eskisinden almayi basaramamissindir) Yoksa bir aski unutmadan zaten digeri baslayamaz mi? (kalbini yeni birisine acmakta zorlanirsin; sonunun ayni sekilde biteceginden korkarsin; eskisiyle yeniden baslama ihtimalini elinin tersiyle itmek istemezsin)

Hmm?

1 yorum:

  1. Bu başlık bana bu yazıyı hatırlattı :)

    http://pecetedennotlar.blogspot.com/2009/10/bir-hayata-kac-erkek-sgar.html

    YanıtlaSil